Kayıtlar

Kulağıma bir tını fısıldar. ‘Hoş geldin’…

Resim
Bir parçanız yolda kalmış gibi adımlarınızı atarsınız; yürüyüşler ya hızlıdır ya da yavaştır. Ama gideceğiniz yolu bildikten sonra geride kalanlar çok da mühim değildir. Birde yolların bitiminde tekrar başa döneceğiniz belleğinizde oluştuysa bu gidişlerin çok da bir önemi olmadan geçer gidersiniz. Yolun sonunu bilmeden sadece adım atmakla mükellef olduğum canım şehrim İstanbul’dan üniversite hayatını yaşamak için bir başka şehre gidiyorum. Yolda yeni göreceğim gözlerin pırıltısı ışıldarken, yeni ufuklara, hayallere ortak olma duygusu da heyecanlandırır oldu beni. Yolculuk süresince geçilen karanlık, sarp dağların ardından gözümü açıp yol boyunca süzülen tabelaları, yol işaret sinyalizasyonlarını, km’lerin yazılı olduğu levhaları, şehir isimlerini seyre durdum. Her yolun kıyısında köşesinde ‘U’ dönüşünün olduğu levhadaki ‘İSTANBUL’ yazısı bir duş etkisi yaratırcasına birden beynimde şimşeklerin çakmasına neden oldu. Yol ilerledikçe ben tabelalardan, İstanbul’dan, geride bıraktıkla...
Resim
Uzun bir aradan sonra bir kaç satır yazmak gerekiyor,bundan sonra blogta film ve kitap önerilerim yer alacaktır.ara ara edebi notlara yer vereceğim derslerden,okuldan fırsat buldukça blogun içini bir hayli doldurmayı planlıyorum.Bazı katıldığım yarışmalar için yazım eserleri yayınlayacağım... Şimdilik bu kadar :))

Sandık Misali

Resim
Hali perperişan olan cümlerim'de artık kurmaz oldum seni,şimdilerde gözlerden uzaklaşır,dillerden,seslerden bir garip olursun ama kalpteki yerini temaaşa edemem.Ne kırk fırın ekmek yememe gerek var,nede decerleşip durmaya vaktim var.Bende ki lisanda yetmez seni anlatmaya,kelimelerimin  ucuda hiç gelmez.En iyisi en derine gömmeli,açılmayan bir sandık misali kilitlemeli...

Taşların hikayesi

Resim
Etrafa saçılan o kadar çok taş var ki,irili ufaklı,büyük,un ufak...hepsi dağıldı.Var oldukları yerleri şekillendirmek için konumlandılar,bazısı büyük bir dağın üsttüne yerleşti en tepeden izler oldu insanoğlunu,bazısı parçalara bölünerek bir kaldırım taşına ek oldu,insanlar geldi üzerine basıp yol oldular ilerlediler,bazıları da bir duvar yapımında  harç oldu, tüm gedikleri kapatmak için,bazıları da çocukların çizdiği seksek çizgisinin sınırlarında kaldılar,onların hamleleriyle oyunun içinde varolabildiler.gölgede hiç kımırdamadan taşın üzerinde duran bir kertenkeleye yer oldu ev oldu..bazısıda bir heykeltıraşın ellerinde şekillendi,dümdüzdü,formsuz biçimsizdi,renksizdi....birden hayat buldu.müzede insanların seyri oldu.. daha aklımıza gelmeyen,hatırlayamadığımız bir çok yerdeoldular ,kimine umut,kimine hayal,kiminin işine yaradılar...aslında bizlerde tüm boyutlarda kocaman bir halkayı tamamlamaya geldik,bize bahşedilen öyle güzellikler varki görmez,anlamaz, bir şekilde işe yara...

Zaman^ın yolları

Resim
Zaman,mekan, herşeyden somutlaştırıyor bizi, ya bişeyler eksik kaldı ,geride bıraktık, yada bişeyleri tamamlayamadan çıktık yola.. yolların bizi nereye götüreceğini bilmeden attık adımlarımızı. belki tüm bütünüyle bizim için işlenmiş zamanlarda karşılaşacaktık yada hiç birbirimizi görmeden ilerleyecektik....adımların ne hesabını eder olduk nede gittiğimiz yolların şekillerini görür olduk,tek bildiğimiz bilgilerle kendimizi dünyamızı  yontmaktı. kendimizi ,başkasını, dinlemez, görmez olduk ve şu zaman diliminde yolun sonuna gelmenin üzüntüsünü yaşamaktayım,sonları bir başlangıçla bütünleştirecek en iyi yolu arar dururum, belki bu bitiş bende başka yolların uzantısı olacaktır...soruları  işaretleriyle gömüyorum ...aynı gökkubbe altında varolmamız bile bir yolun başlangıcı olabilme  duasıyla niyetiyle bir adım daha ....

biçimlendiğimiz zamanların en derininde gömülü kalıp yaşamamak adına bir kaç satır...

Hayattaki tum olgulari,Anlamlariyla butunuyle irdelesenizde,sorgulasanizda sadece sizin anladiginiz kısmı kadar bütüne dair oldugunuzu,nerde bulundugunuzu tespit etmis olursunuz...bunların biraz üstüne çıkmak adına hayatı tersten yasamaya kalksak nasil olur,her sabah gittiniz yolu degistirseniz,bir sabah baska semtte uyansaniz,baska insanlari ortak etseniz yasaminiza,gec saatte disarda kaldiginizda telas etmeseniz cunku evinizden uzak bir yerdeyken bile bulundugunuz en yakin mekanda kalmak zorunda kalmissinizdir..evet hayatin akisini ters duz etmekte,sularda kaybolmakta,akintinin karsit yonune dogru cirpinmakta sadece bizim elimizdedir.bize bahşedilmiş tüm güzellikleri görememek acı ve yıpratıcı olsa gerek,halbuki bunun mutlulugunu iliklerimize kadar yaşamak için her sabah yeni bir güne gülümserek,sahip olduklarımıza şükrederek sonsuz mutluluğun için varolmak bile tüm olguları anlamaya yetecektir.... Published with Blogger-droid v2.0.4

öğeleri tamamlanmamış cümleler

Yüklem olduğum tüm cümlelerde özne mi arar oldum .Baktım ki bende ne özne oldun,ne de gizli özne.Senin bütünleştiremediğin kalbim başka baharları bekler oldu şimdi...Senin kuramadığın cümlelerde hayat bulup ses olup, gönüllere akamadım. Tecelli bulamadı aşkım sende.Senden uzak iklimleri yaşar,senden uzak şehirlerde hayat kurarım var gücümle yokluğunla barışırım.Payına düşen o kadar güzellik varken benden uzaklarda baharı yaşa derim,bir ömür uzaklarında kalarak....