Bir kelebeğin ömrü kadar kısa hayat… Her gün renk renk çiçeklere konarım, bin bir çeşittir. Her biri üzerinde süzülürüm, günün sıcaklığıyla denizin parlayan mavisi eşliğinde başlarım günüme, en tepede parlayan güneş ışığı hiç eksilmez, günümü aydınlatır, renklerimin ortaya çıkmasını sağlar, bana hayat verir, kısacık ömrü olan bir ‘Kelebek’ olsam bile güne hep böle başlarım Akdeniz kıyılarında… Rengimi her vakit konduğum portakal ağaçlarından aldım, güneş ise hep tepemde benim parlamamı sağlar, ovalarda, dağlarda, yollarda, tepelerde, engebeli arazilerde süzülürüm. Bazen konarım bir çocuğun başına, bazen bir köşede izlerim insanları, meyve bahçelerinden üzümlerin içine dalıp, en uça kadar uçabildiğim kadar uçarım, bazen rüzgar ile yarış yaparım, estiği portakal ağaçların yapraklarında, denizin uğultusunda bütün olur yaşarım… Huzuru koklamak için rüzgar ile dalıp Akdeniz’de süzülen garip bir Kelebekken birden bu yaşamın benden yavaş yavaş alınacağını ve sona doğru son çırp...